İBB’nin yaptığı hayvan barınağı protesto edildi

Mehmet ÇETİNBAŞ

İSTANBUL – İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, Sarıyer Kısırkaya’da inşasını sürdürdüğü “Kısırkaya Geçici Sahipsiz Hayvan Bakımevi ve Bahçeli Yaşam Alanı”, hayvan hakları savunucuları, ekoloji aktivistleri ve kitle örgütlerinin oluşturduğu yaklaşık 700 kişi tarafından bugün protesto edildi. Protestoya, Ankara ve İzmir’de de eşzamanlı eylem yapılarak destek verildi.

Bağımsız Hayvan Özgürlüğü Aktivistleri, İstanbul Kent Savunması, Kuzey Ormanları Savunması, Sarıyer Kent Dayanışması ve Yeryüzüne Özgürlük Derneği’nin çağrısı ile saat 12:00’da Kısırkaya köyünde toplanmaya başlayan kitle, “Kısırkaya Toplama Kampı’nı Kapatın, Yaşam Hakkına Dokunmayın” yazılı bir pankart taşıyarak İBB’nin Kısırkaya hayvan barınağına yürüdü. Kötü hava koşullarına ve barınağa ulaşımın zorluğuna rağmen yüzlerce hayvan hakları savunucusunun katıldığı protestoya, CHP İstanbul Milletvekilleri Melda Onur ve Haluk Eyidoğan’ın yanı sıra modacı Barbaros Şansal da destek verdi. Protestoya; ekoloji, hayvan hakları, LGBT, insan hakları gibi farklı alanlarda mücadele yürüten 100’e yakın kitle örgütü, baro ve oluşum imzacı oldu.

İstanbul’un çeşitli noktalarından kaldırılan otobüslerle Kısırkaya köyüne gelen ve geçtiğimiz yaz jandarma eşliğinde tesisleri yıkılan halk plajı boyunca yürüyerek tesisin önüne gelen kitle adına basın açıklamasını Bağımsız Hayvan Özgürlüğü Aktivistleri’nden Güneş Çağlıer okudu. Çağlıer, açıklamanın girişinde; “Bugün burada, İstanbul’da kent, doğa ve yaşam hakkına karşı organize bir şekilde işlenen suçların birleştiği, sembolleştiği bir yerde; ‘Kısırkaya Geçici Sahipsiz Bakımevi ve Bahçeli Yaşam Alanı’ olarak adlandırılan, fakat zamanla hayvanlar için acımasız bir toplama ve tecrit merkezine dönüşecek bir tesisin önündeyiz” dedi.

Kısırkaya’daki söz konusu tesisin, kentsel dönüşümle, insanlarla birlikte yaşam alanlarından koparılarak barınma hakları ortadan kaldırılan hayvanlara adres olarak gösterilen bir toplama kampı olduğunu ifade eden Çağlıer, “Kısırkaya’daki bu proje, İstanbul’un kuzeyinin imara açılması sürecinin bir parçası, ve hayvanlara besin ve yuva sağlayan İstanbul meralarının ve Kuzey Ormanları’nın talanıdır. Bu tecrit merkezi, İstanbul’un; başlangıç adımı 3. köprüyle atılmış, şu günlerde 3. havalimanı projesiyle süren entegre mega projeler ağıyla betonlaştırılması ve ranta açılması sürecinin bir diğer adımıdır.” dedi ve bölgenin imar planlarında hâlâ 2. derece SİT ve mera alanı olarak geçtiğini hatırlattı.

Sözlerine “Bu tesis, usulsüzdür, yasadışıdır. Mahkemeler ne karar verirse versin, muktedirler yasaları ranttan yana istediği şekilde değiştirirse değiştirsin, bizlerin, yaşam savunucularının, İstanbul halkının gözünde bu ve benzeri tesisler; tecridin, imhanın ve rantın sembolüdür” diye devam eden Çağlıer, “İstanbul’un tüm dengelerini bozarak bölgeyi ranta açacak olan bu dev tesise hiçbir şekilde onayımız yok. Yaşamın, canlıların tam karşısında duran bu rant projelerine karşı herkesi harekete geçmeye çağırıyor, bu kentte vurdumduymazca yapılan mega projelerin, kentte yaşayan tüm canlıların hayatını etkileyecek her türlü girişimin takipçisi olacağımızı bir kez daha haykırıyoruz” diyerek açıklamasına son verdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir